Anasayfa > şiirler > Hâlnâmeler > Hâlnâme XXIX
Hâlnâme XXIX Yazdır e-Posta

Medine’den İstanbul’a

Bugün bir başkadır Yesrib dağları gül kokuyor
Bahçelerde cümbüş mü var bülbüller ötüşüyor
Herkesi bir telaş almış bu Yesrib sabahında
Heyecanları dorukta bir gelen bekleniyor

Çocuklar hep coşkudalar annelerin yanında
Hasret ateşler yakıyor babaların bağrında 
Neşe kaplamış Yesrib’i bugün vuslat günüdür
Gelenin sevincidir bu taşında toprağında 

Bütün Yesrib akıyor âh Senâ Tepelerine
Kadın erkek yürüyorlar bakmadan peşlerine
Nerdeyse çıkacak yolcu tepelerin ardından 
“Müjdeler!” diyor Muhacir Ensâr kardeşlerine

Yesribliler bir ağızdan “Talaa’l-Bedru” diyor
Her biri yekdiğerine Nebi’yi müjdeliyor
Sevinçlerden oluşuyor o “Talaa’l-Bedru”lar
Dolunay doğup Yesrib’e etrafı nur doluyor

Nurlanan Yesrib değişti adı Medine oldu
Savaşlardan tükenmişken şimdi barışla doldu
Peygamberi konuk etme yarışıdır başladı 
Ağırlamak Zeyd’in oğlu Halid’e nasip oldu

Ebû Eyyub el-Ensarî de Halid’in adıydı
Onun evi Hazreti Muhammed’in konağıydı
Peygamber’i konuk etti oldu ona Sahabi
Mescid yapılıncaya dek evi barınağıydı 

Ebû Eyyub hep yanında olurdu Peygamber’in
Cihatta bu kahraman önde olurdu askerin
Peygamberden tebliğ etmek kaldı miras onlara
Tebliğ edilmedik ülkesi kalmasın hiç yerin

Vefat edince Peygamber tebliğ hep devam etti 
Sahabilerin tamamı İslâm için bir setti
Mücahitler cihat için koştular köşe bucak
Tebliğ görevini yapmak Nebi’den emanetti

Bir cihat ordusu Kostantiniyye’ye yöneldi
Ebû Eyyub bu orduya iştirak için geldi 
Tekfur sarayına kadar mücahitler yaklaştı 
Hastalandı Ebû Eyyub asker kalbini deldi

Son deminde bir vasiyyet etti mücahitlere
Ölürsem burda defn edin koymayın başka yere
Surların dibinde canın teslim etti Rabbi’ne
Eyyüp oldu bu mevki hem duyruldu alemlere 

Kuraklık oldu mu bu Konstantiniyye şehrinde
Yağmur duası okunurdu kentin her yerinde
Ebû Eyyub’un yanında başlanırdı duaya
Sevinç yağar her dinden olanın bahçelerinde

Müslümanlar Konstantiniyye’nin fethine koştu
Peygamber’in bu müjdesine kavuşmak ne hoştu 
Onlarca kez kuşatıldı Bizans’ın payitahtı
Onu son kuşatan Osmanlı tekbiriyle coştu

Fethi Allah Osmanlı Sultanı Mehmed’e verdi
O Sultan Konstantiniyye surunu yere serdi
Peygamber müjdesi ile “Fatih” oldu bu Mehmed
Medine’den gelen emir böyle murada erdi

Heyhat Konstantiniyye sakini biz avareler
Unuttuk Yüce Resûlü olduk hep biçareler
İstanbul’dur bu Konstantiniyye’nin yeni adı
Manâsına uymayanlar yüreğimi pareler
(İstanbul, 24 Temmuz 04)