| Hâlnâme XXVIII |
|
|
|
Küheylânımı yitirdim
Küheylânımı yitirdim kadanayla gidemem Menzilim uzaktır dostlar mürşidsiz hiç gidemem Vuslat bağı nazlı nazlı güller ile bezenmiş O vuslat bağına sırtımdaki yükle gidemem
Yâre takdim edilecek bir şeyim yok gidemem O Yâr için ki ben varım O’na el boş gidemem Her yanımdan günâhlar akar dururken serâpa Tek sermayem olan bu hadsiz günâhla gidemem
Sarmışken her tarafı münker bırakıp gidemem Zalimler hep kol geziyor “dur!” demeden gidemem Küffâr Müslüman doğruyor Irak ve Filistin’de Atıl ve biçare kaldım ağlamadan gidemem
Afyon içirmişler bizlere kusmadan gidemem Bu gaflette uyuyanlar uyanmadan gidemem Terk edince Kur’an’ı bu belâlar bizi buldu Dostlar davayı kaybettik bulamadan gidemem
Kurtuluş vardır elbet onu görmeden gidemem Ümidimiz Yâr’dan emir gelmeyince gidemem İnandık hem inanınız menzile çok az kaldı Allah’tır Ğafûr hem Rahîm ben ümitsiz gidemem (Mississauga/Kanada, 15 Temmuz 04)
|

