|
Hürriyet Menekşeler koklaşıp, Sümbüller süslenirken. Keklikler yuva yapıp, Bülbüller ötüşürken. Pervari baharında kendimi, Senin ile tanıdım. * Okul çantamla, Siyah önlüğüm Beyaz yakamla. Bana çok uzun gelen İlk mektebin yolunda, Okumaya, yazmaya, Senin ile başladım. * Kilis Hanı’nın, İslenmiş ocağının, Asırlardır tüten meşe kokulu dumanında, Boğulmayasın diye, Ciğerlerimin en temiz oksijen zerrelerini, Bronşlarına üfledim… * Ne de acımasızdı o pireler? Kana doymayan keneler… Uyuklayan katırlar ezmesin, Serseri bir akrep seni sokmasın diye, Tosbağa kılığında, Sana büründüm… * Hep ak oldu geceler… İmru’l-Kays’ın ateşi yoktu ki Isınaydım… Fecri olmayan gece, buna diyorlar işte… Sabaha dek, Uyumayayım, uyanmayasın diye Ellerimi ısırdım… * Handakiler uyurken, Rüyaların renkli, Kâbuslardan arınmış olsun diye, Sessiz ve serserice Temâ’sı sen olan Mırıldanmalar sıraladım. * Botan Vadi’sinde, Beri Kundo, Dery-i Tillo’da, Yürümeyesin, yorulmayasın ve ölmeyesin diye Binek oldum Benliğini sırtladım. * Siirt yamaçlarında, “Mehelletras”ın, O dar “zabokları”nda, Lisenin arkasında, Çarşı Cami yolunda Yediğim dayaklara, Senin için katlandım… * Seni beslemek için, Ne İlâhiyatlar, Sorbon’lar, Zeytune’ler, Ezher’ler gezip durdum… * Yedi düvelin arşiv tozları, Arkadaş oldu bana… Vesikaların en bakiresinde, Haberlerini, Kokunu, Esrarını aradım… * Süslemek için seni, Mesken edindim “Özege” raflarını… Kardelenleri, seni muştuluyordu Palandöken’in… Her mevsim dönümünde bahara, Senin ile tırmandım… * Nil kenarında caka satan Ördeklerle, Beste yapan sakalar, Zikreden kumrularla, Şapsut Dağları’nın Dibinde mahpus Ve me’yus tarih ile Seni aradım... * Elhamra’nın, Hamrasında nakışlanan, “Aslanlı Havuz’unda, Billur suyla yıkanan, İşrete şahit olan bülbülle, Pâk olasın diye Fıskiyede yıkadım… * Kefen ihramlarıyla günâhlarını silken, Kâbe’nin gölgesinde, Rab’den rahmet dileyen Kullara karışınca, Allah için tavafa, Sen yanımda başladım… * Nezarethânelerin O idrar kokusuna, Senle katlanabildim. Harakol’un, Karanlık inlerinde donmayasın diye Yorgan olup sarıldım. * Kalenberg etekleri Karlara bürünken, U-Bahn vagonlarında Duraklar sayılırken, Her kapı açılışta Ellerine sarıldım… * Seninle yol yürüdüm, Aşkın ile büyüdüm. Rüzgârlarda savruldum, Hayalinle avundum. Senin ile başladım Senin ile yaşlandım. Ve nihâyet adını “Hürriyet” diye yazdım.
|