Anasayfa > Seyahatnâme > Endülüs (2007) > Endülüs’e seyahat - II
Endülüs’e seyahat - II Yazdır e-Posta

 

Roland Şarkısı

 

         

Miladi 750 yılında Emevi Devleti yıkıldı ve yerine Abbasi Devleti kuruldu. Endülüs’teki devlet ise, Emevilerin devamı idi ve bu durum Abbasi Halifelerinin zoruna gidiyordu. Onun için ne yapıp yapıp, Endülüs’ü de egemenliklerine almak istiyorlardı.

Abbasi Devletinin bu kabildeki çabaları, Halife Mansur’un ölümünden sonra da devam etti; fakat bir netice alınamadı. Meselâ H. 162 senesinde bu gayeyle Endülüs’e geçen es-Seklebî de başarılı olamadı. Önce Barselona valisi Süleymân b. Yakzân’a haber gönderek bu konuda kendisiyle ittifak yapmak istedi. Fakat Süleyman hem teklifini reddetti, hem de onunla savaşarak kendisini büyük bir bozguna uğrattı. Bunun üzerine es-Seklebî, güney sahillerinde Tudmir’e gitti. Orada da, saltanatını yıkmaya geldiği Abdurrahman tarafından sıkıştırıldı; ve nihâyet, Belensiye (bugünkü Valancia) taraflarında sığındığı kayalıkta yakalanarak kafası kesildi[1].

H. 163. senede, Emîr Abdurrahman’ın Şam’a giderek Abbasi Devleti’ni yıkacağı haberi yayıldı. İşte Abdurrahman bu hazırlıklar içerisindeyken, aşağıda göreceğimiz gibi, Barselona’da isyan çıktı, ve o da bu projesinden vazgeçti[2].

Endülüs’te durum öylesine karışmıştı ki, Abdurrahman siyasi birliği temin etmede zorlanıyordu. Nitekim Endülüs’ün kuzey bölgelerinde, ortadaki karmaşadan yararlanmak isteyen, ve ellerinde biraz güç bulunan hemen herkes kendi başına buyruk kesilerek, bağımsızlığını ilân ediyordu. Hatta bu siyasi kaprisleri uğruna, Katolik Fransız Kralı Şarlman’la ittifak bile kurdular[3]. Böyle bir ittifak, kendisine, “Tanrı’nın Kılıcı” (glaive de Dieu)[4] lakabını veren  Şarlman’ın da işine geliyordu[5]. Çünkü o, isyanlarla, bağımsızlık hayalleriyle karmakarışık olan Müslüman Endülüs’ü tekrar birleştirip, güçlü bir devlet hâline gelen Abdurrahman’ın durumundan çekiniyor, onun ortadan kaldırılmasını istiyordu. Müslümanların da bu konuda ona destek vermeleri, onun için bulunmaz bir fırsattı tabi. Özellikle Barselona’nın Müslüman Valisi Süleyman b. Yakzân, Şarlman’la bu konuda sürekli temas hâlindeydi[6]. Bazı kaynaklar[7], Şarlman’ın, yanlış bilgiler aldığı için Süleyman’la ilişki kurduğunu yazıyorsa da, Endülüs’e gidip oradan Müslümanları çıkarmak ve orayı Fransız egemenliğine almak onun en büyük hayallerinden bir tanesiydi. Süleyman b. Yakzân bununla da kalmayarak, Fransız Kralı Şarlman’la işbirliği yaparak onu Endülüs’e davet etti; ve beraberce Sarakosta/Zaragoza üzerine yürüdüler[8]. Süleyman Fransız Kralından yardım isteyip, geldiği takdirde şehri kendisine teslim edeceğini vadetti[9]. Süleyman gerçekten dediğini yaptı; ve gelen Fransız Kralını hediyelerle karşıladı. Tarihin garip bir cilvesidir ki Şarlman’ın tarafından da, Fransız komutanlarından Ganelon, Müslümanlardan yardım istiyor, onlarla ittifaklar kurmak istiyordu[10]. Süleyman’ın bu hareketi Sarakosta Emîri bulunan Ensâr’dan Sa’d b Ubade’nin torunu Hüseyin el-Ensârî’nin zoruna gitti, ve Hüseyin kahramanca şehri savunarak, Şarlman’ın ve Süleyman’ın taarruzunu boşa çıkarttı. Bu yenilgiye huylanan ve geri dönmek zorunda kalan Şarlman, Süleyman’ı tutuklayarak beraberinde götürdü. Fransız tarihçisi Lévi Provençal[11] ise, Fransa’da çıkan bir isyan üzerine Şarlman’ın kuşatmayı kaldırdığını, dolayısıyla orada bir yenilginin söz konusu olmadığını belirtir. Her halukarda Frenk ordusu geri çekilince, hain Süleyman, yolda iki oğlu tarafından kurtarılarak Sarakosta’ya geri getirildi. Sarakosta Emîri Hüseyin de, Endülüs Sultanı olan Abdurrahman’a karşı olması şartıyla onu şehre kabul etti[12].

Bunu haber alan Emîr Abdurrahman, ordusunu toplayarak Sarakosta üzerine yürüdü. O sırada Sarakosta Hâkimi Hüseyin, Süleyman’ı öldürtmüştü. Emîr Abdurrahman, Sarakosta’yı teslim aldı, ve Fransa’nın güneyine doğru ilerleyerek, yeniden bir çok yeri fethetti[13].  Fransa’nın güneyinde yapılan bu kanlı savaşlarda, Fransız Kralının yeğeni Roland’da öldürüldü[14]. Fransız Edebiyatının ünlü destanlarından birisi olan “La Chanson de Roland”, onun için yazıldı ki, bu destanda, Roland’ın, öldürüldüğü sıradaki kahramanlığı dile getirilmektedir[15]. Tarihler, Şarlman’ın, Sarakosta yenilgisinden sonra Fransa’ya doğru çekilirken, Pirene Dağlarının en dar geçidi olan Roncevaux’da pusuya düşürüldüğünü, Frenklerin bu beklenmedik baskın sırasında çok büyük kayıplar verdiğini, hatta askerlerinin hemen tamamının katledildiğini yazarlar[16]. Burada ilginç olan, baskında Müslümanlarla bugünkü Bask milletinin ataları olan Vascon’ların beraber olmalarıydı[17]. Şarlman’ın yenilmesinden ve Fransa güneyinin bu şekilde fethinin ardından Emîr Abdurrahman başkent Kurtuba’ya geri döndü[18].

Demek ki bu isyancıların derdi İslâm değil, kendi dünyevi çıkarlarıydı ki, Müslümanlara karşı gayrimüslimlerle ittifaklar kurabiliyorlardı. Nitekim günümüzde de hep beraber aynı olayları yaşıyoruz.

Katalanya’nın başkenti Barselona’dan geçince, bir Roland Şarkısı da biz yazdik:

 

Roland Şarkısı

Anlatanlar oldu mu sahi?

Pireneler” diye bir şeyin var olduğunu?

Ne, ve nerede olduklarını…

Ronsevo[19] diye bir zirvesi olduğunu,

Kayalıklarında

Hangi kuşların, gazellerin

Avlandıklarını…

Karlarının altında

Sizinkine benzeyen sümbüllerin bittiğini,

Şam güzeli güllerin

Vadi derinliklerinde sevgili beklediğini

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

Pireneler’in,

Patikalarında iz sürdünüz mü

İsyancı Süleyman’ın kim olduğunu görmek için?

İki günlük dünya uğruna,

İnkâr edip şerefini,

Ayakaltına alan,

Hilâlden kaçıp Salibe sığınan Endülüs haininin,

Şarlman’a yaptığı

Tabasbus-ı kelbiyeyi

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

İkbâl uğruna,

Vali kalmak için Barselona’da,

Kurtuba’ya isyan eden bu Süleyman’ın

Endülüs’ü işgal için

Küffârı davetini,

Soysuz köpekler gibi

Ayaklarına kapandığını,

Ordusuna lejyon olup

Küffâr adına

Müslüman Saragoza’ya saldırdığını

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

Saragozalının

Şarlman’a darbesini,

Endülüs’ü işgal hayallerini

Yok ettiğini,

İmânın küfre,

Galebesini,

Uşak Süleyman’ın

Rezaletini,

Saragoza savunmasının

Şanlı destanını

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

Çıldıran naralarla

Vadilerine yuvarlanan insanların

Ne için öldüklerini,

Bask” delikanlının

Müslüman mücâhidle

Şarlman’ı neden kovaladığını,

Ronsevo’nun zirvesinde,

Korkunç geçitlerinde

Nara atıp can veren

Frenk askerinin,

Kralı’nı

Yâni Şarlman’ı lânetlediğini

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

Ronsevo uçurumlarına akıp giden,

Birbirine karıştıktan sonra,

Al dereler oluşturan

Kırmızının her tonundan kanların,

Hain Süleyman’ın

Ve de Şarlman’ın kaprisleri için aktığını,

Şarlman’ın yeğeni Roland’ın,

Tüm Frenk ordusuyla yok olduğunu,

Sonradan Roland’a

Ağıt yakıldığını,

La chanson de Roland”ı,

Destan yaptıklarını

Size anlatan oldu mu dostlar?

 

Roland’a söylensin şarkılar

Lânetlensin Şarlman’lar…

Ya bizimkiler dostlar?

Saltanatlar uğruna,

Ne canlar fedâ oldu!

Ne civanlar yok oldu

Ve Endülüs Ağıtı’nı yazdıran,

Bu “Saltanat belâsı” oldu…

 

İşte dostlar!

Onlar,

Roland için söyledi şarkısını

Bense,

Yosun bağlamış yüreğime bir güneş insin diye

Adımlayarak tarihi,

Isırıcı Saltanat”ın

Dünkü ve bugünkü

Müslüman kurbanına,

Roland’ın şarkısını söyledim

Türkçe

Kürtçe

Arapça versiyonuyla

 



[1]               İbnu'l-Esîr, el-Kâmil, VI, 54.

[2]               İbnu'l-Esîr, el-Kâmil, VI, 62.

[3]               el-Hajji, et-Tarihu’l-Endelus, s.219.

[4]               R. M-Goulard, Roncevaux, s. 31.

[5]               Fransa, Milâdî VII. Yüzyılda Hıristiyanlığı kabul etti ve putperestlikten sonra gelen bu yeni din, kısa zamanda Fransa’nın bir çok bölgesine yayıldı. Yüzlerce manastır yapılıyor, Fransa Hıristiyanlaştırılıyordu. Fakat takip eden yüzyılda, Kilise geriledi ve devlet dine bigâne olan kimselerin eline geçti. Bu dönemde Kilise, tamamen Devlete bağımlıydı. Fakat Kral Pépin le Bref’le birlikte tekrar Kilisenin değeri arttı ve nihâyet Şarlman(Charlemagne) zamanında Fransa bir “din devleti” hâline geldi. Şarlman daha da ileri giderek kendisini “Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi” olarak ilan etti. Onun döneminde dinle devlet tamamen iç içeydi. Böylece “siyasî güç”, “dinî güç” oluverdi. Artık Şarlman Hıristiyanlık için savaşacaktı(Ayrıntılar için bk. Charles Benamon, L’Avenir des religions en France, Dialogue interreligieux ou affrontement? Monaco, 2000, s.79-80.

[6]               el-Hajji, et-Tarihu’l-Endelus, s.220.

[7]               R. M-Goulard, Roncevaux, s. 29.

[8]               İbnu’l-Esîr, el-Kâmil, VI, 14.

[9]               İbnu'l-Esîr, el-Kâmil, VI, 64.

[10]             Bu konunun ayrıntıları için bk. Fransız Edebiyatı’ndaki  La Chanson de Roland” destanının açıklamaları.

[11]             Histoire de l’Espagne Musulmane, I, 124.

[12]             İbnu'l-Esîr, el-Kâmil, VI, 14.

[13]             İbnu'l-Esîr, el-Kâmil, VI, 64.

[14]                “La Chanson de Roland” destanına göre, Roland’ı müslümanlar değil, ona ihânet eden akrabası, Fransız Ganelon yaralamış; Roland da, yaralı olduğu hâlde, kendisini yaralayan Ganelon’u öldürmüş, ve aldığı yaradan o da orada ölmüştür.

[15]             L’Espagne Musulmane au Xème Siècle, Institutions et vie sociale, s. 124.

[16]             E. Lévi Provençal, Histoire de l’Espagne Musulmane, I, 124-125. Aynı yazar, L’Espagne Musulmane au Xème Siècle, Institutions et vie sociale, s.123.

[17]             Bk. E. Lévi Provençal, Histoire de l’Espagne Musulmane, I, 125.

[18]             İbnu'l-Esîr, el-Kâmil,  VI, 64.

[19]             Fransızca aslı: Roncevaux