|
Sen Geldin
Cahiliye dönemi
Yaradan
unutulmuş, “Tevhid”[1]
terk edilmişti,
“Ummu’l-Kurâ”
Mekke’de, ihyâ için sen geldin.
Kız
bebekler hunharca, gömülürken toprağa,
Bîçâre
“mev’ûde”[2]yi,
kurtarmaya sen geldin.
Zinâ
her yanı sarmış, rezalet mi rezalet,
Örnek
ahlâk kurmaya, iffetinle sen geldin.
“Cahiliye”
denirdi, o günün yaşamına,
Cehaleti
karartan, aydınlıkla sen geldin.
Mazlumlar
korkudaydı, güven yoktu Mekke’de,
Mazlumu
sevindiren, emniyetle sen geldin.
Fuhuş
almış yürümüş, ahlâksızlık zirvede,
Tamamlayıp
ahlâkı, yüceltmeye sen geldin.
Şaşırmıştı
insanlar, cehâlet girdabında,
Onlara
yön vermeye, “Kudve”[3]
olup sen geldin.
Ne
hak vardı ne hukuk, Ummu’l-Kurâ[4]
Mekke’ de,
“Kentlerin
annesi”[5]ne,
adaletle sen geldin.
“Mev’ûde”ler
gömülüp, analar yas bağlarken,
Cinayeti
yok eden, insanlıkla sen geldin.
Şanlı
Kâbe put dolu, karalar bürünmüşken,
Hürriyeti
bahşeden o “Tevhid”le
sen geldin.
Allah’a
eş tanıyan, “Şirk Dini”[6]
kurulmuştu,
Onu
yıkacak olan, “imân”[7]
ile sen geldin.
Zalimler
tahtlar kurup, sömüredursun halkı,
Mazlumu
azâd için, Kur’an ile sen geldin.
Eşkıya
yol kesiyor, güçlüler kol gezerken;
Şakîden
güçsüzleri, kurtarmaya sen
geldin.
[1]
Tevhid: Kelime olarak,
“birleme” demektir. Istılah olarak, Allah dışında hiçbir
ilâh, yâni tanrı tanımamak, sadece Allah’ı İlâh
olarak tanıyıp tasdik etmek demektir.
[2]
Mev’ûde: Kur’an’ın,
Cahiliye döneminde, Mekkelilerin diri diri toprağa gömülen kız
çocuklarına verdiği isim. O
dönemdeki Araplar kız çocuklarından utandıklarından,
bunların bazılarını doğar doğmaz toprağa
gömerlerdi ki Allah bunu yasaklamıştır. (Ayrıntılar
için bk. K.K. Tekvir sûresi).
[3]
Kudve: Örnek, numune-i imtisâl.
[4]
Ummu’l-Kurâ: “Kentlerin
annesi” demektir. Mekke’nin adlarından bir tanesi.
[5]
Kentlerin annesi: Arapçası,
“Ummu’l-kurâ” şeklinde olan, Mekke’nin isimlerinden birisi.
[6]
Şirk Dini: Şirke dayalı
din anlayışı. Bk. “Şirk” maddesi.
[7]
İmân: Allah’a, ve O’nun,
peygamberleri vasıtasıyla emrettiği her şeye inanmak
demektir.
|
|