| Zararı sonradan görülecek yanlışlardan kaçalım! |
|
|
|
Beşer olduğumuz için, hepimiz, ama hepimiz hatalar yaparız, yanlışlıklar yaparız -Allah muhafaza buyursun-, cürümler işleriz. Yanlışlık yapanın, yanlışlığı şayet sadece kendisini bağlıyorsa, yâni başkasına zararı yoksa; o zaman kişi muhayyerdir. İster o yanlışlıkta devam eder, isterse de vazgeçer. Yok, yaptığı yanlışlığın kendinden başkalarına da zararı varsa, işte o zaman kişi, bunu yapıp yapmamakta muhayyer değildir, sorumludur! Çünkü toplum sorumluluğu, bireyler sorumluluğu, ve içinde yaşanılan toplum inançlı bir toplumsa, dinsel sorumluluğu vardır. Şimdi de bu kabil yanlışlıklardan sadece bir iki tanesine değinelim: 1) Geçen gün(17 Nisan 2005), yıllardır okuduğumuz, zaman zaman makale yazdığımız “Vakit Gazetesi”, Irak’tan haberler verirken şöyle bir başlık atmış: “Müslümanlar Şii kasabasını ele geçirdi”. Vakit Gazetesinde çalışan kardeşlerimiz, ne zamandan beri Şiileri “gayrimüslim” kabul etmeye başladılar ki böyle bir başlığı atabiliyorlar? Irak sorununa nasıl baktığımız; Irak’ta Amerika’dan yana olan hiç kimseyi benimsemediğimiz, ve bu arada, Irak Şiilerinin yanlış yaptıklarına inandığımız, bizi tanıyan zevatça malumdur. Ama benim Sünni olmam, Şiileri benimsememem; bana onların, Müslüman oldukları hâlde, Müslüman olmadıklarını söyleme hakkını vermez! Umarım ki Vakit’in yaptığı, bir tercüme hatasıdır! Ama ne olursa olsun, Vakit’te çalışan kardeşlerimiz bu hatayı derhal düzeltmeleri, Şii kardeşlerimizden özür dilemeleri gerekir! * * * 2) Medyadan öğrendiğimize göre Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan Bey 1-2 Mayıs 2005 tarihlerinde İsrail’e gidecek ve on binlerce Müslümanın (sadece Şabra ve Şatilla’da 5000) katili olan Şaron’la el sıkışacak! Böylece, geçtiğimiz aylarda İsrail’in Filistin’deki vahşetini (haklı olarak) dile getirmiş olan Sayın Başbakan, “gönlü kırılmış olan İsrail”in gönlünü almış olacak. Keza medyadan takip ettiğimize göre, bu “gönül alma”yı temin etmek için de İsrail’e 200 milyon Dolarlık bir ihâle verilecek! Sevgili Tayyip Bey, bu “gönül alma ziyaretleri”nin sonu gelmez! Çünkü İsrail, Filistinlilere karşı yürüttüğü zulüm terörünü, her gün dozunu biraz daha artırarak sürdürüyor/sürdürecek! Ve haklı olarak siz, yine o zulümleri kınayacaksınız. Ve sil baştan… Biliniz ki Sayın Başbakan, o hep “halkım” diye hitap ettiğiniz insanlar yapmayı düşündüğünüz bu ziyaretten rahatsız. Hiç mi onları kâle almıyorsunuz? Tarihte böyle hataların yapıldığını, tamirinin mümkün olmadığını sız çok iyi bilirsiniz/bilmelisiniz. İçinizden, -tıpkı sizden öncekilerin yaptıkları gibi-, “Hoca! Bu işler bildiğin gibi değil” bahanesini mırıldanacağınızı biliyorum tabi. Ne var ki Allah, meşru olmayan hiçbir bahanemizi kabul etmez, yaptıklarımızın hesabını sorar! İsrail ya da Amerika’ya vereceğimiz hesaptan önce, Allah’a vereceğimiz hesabı düşünsek olmaz mı? Allah sizi ve bizi yanlışlardan korusun, âmin…
|

