Anasayfa > Makaleler > Güncel Yazıları > Hasat mevsimidir bu !
Hasat mevsimidir bu ! Yazdır e-Posta

Bundan birkaç sene önceydi. 28 Şubatın meşum rüzgârı kasıp kavuruyordu ortalığı. İmam-Hatiplere, Kur’an kurslarına büyük darbeler indirildiği gibi, üniversitelerde okuyan başörtülü kızlar da nasiplerini alıyorlardı bu eğitim depreminden. YÖK despotizmi, ve yandaşlarının kesif faaliyetleri sonucu, binlerce üniversiteli kızımıza öğrenim yolu kapanıyordu. Ya dayatılan bu “Ortaçağ zihniyeti”ne göre başlarını açacaklar, ya da okuyamayacaklardı.

Yerkürenin hiçbir yerinde görülmeyen bu zulüm neticesinde, son sınıfa kadar gelmiş olan binlerce kız öğrenci, öğrenimlerini terk etmek mecburiyetinde bırakılıyorlardı. Ama yine de öğrenciler, meşru yollardan haklarını aramaya devam ediyorlardı. Tam da kararlı tutumlarından dolayı bu tabii haklarını elde etmeleri beklenirken, bir iki “hoca”nın fetvaları, “hak arama eylemi”ni sulandırdı, ve bir çok masum kız çocuğu, bu hoca(!)ların fetvalarına dayanarak başlarını açtılar, ya da peruk taktılar…

Başlarını açmayan, fakat Türkiye üniversitelerinde okuma imkânı bulamayan binlerce öğrenci de, dünyanın değişik üniversitelerinde okuma yolunu aradılar. Rahmetli Üstad’ın dediği gibi, “öz yurtlarında garip ve parya” hâline gelmiş olan bu öğrenciler, kendi ülkelerinde bulamadıkları hürriyeti, diyâr-ı gurbette aradılar, ve buldular. Onlardan olanlar(!) hürriyetlerini kısıtlıyor, onlardan olmayanlar(!) da onlara hürriyet bahşediyorlardı. Müslüman öğrenciler, adı Müslüman olanlardan çekiyordu…

Bu ne zulüm yâ Rabbi?

Ben de o sıralarda Viyana’da bulunuyordum ki, bu “mağdureler”in büyük bir kısmı Viyana üniversitelerine geldiler.

Büyük gayret içerisinde olan bu çocuklarımız bana geldiklerinde, onlara şunu söylediğimi hatırlıyorum:

- Çocuklar öylesine çok çalışın ki, sınıfınızda birinciler, ikinciler olasınız! Ola ki, sizi buralara gelme mecburiyetinde bırakanlar, bu durumunuzu görür de utanırlar belki! Tabii ki onlarda “âr” diye bir şey varsa!

Öğrenciler dediğimizi yaptılar, ve okullarının en iyileri oldular; hocalarının takdirini kazandılar!

Şimdiye kadar 20 kızımız doktor, üç kızımız iktisatçı ve bir kızımız da siyasal bilimci olarak üniversitelerinden mezun oldular; katıldığımız mezuniyet törenlerinde göğsümüzü kabarttılar.

- Aferin çocuklar, sizi tebrik ediyorum! Sizi anlamayanlar utansın!

Öğrencilerimiz görevlerini yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.

Şimdi de görev sırası, T.C. Hükûmeti’nde!

Bakalım en azından, bu kabiliyetli doktorların, mesleklerini kolayca icra etmelerine zemin hazırlayacak mı/hazırlayabilecek mi?

Bekliyoruz!

Resimlerin uzerine tiklayarak buyutulmus olarak gorebilirsiniz