Anasayfa > Makaleler > Güncel Yazıları > “Soykırım” edebiyatı
“Soykırım” edebiyatı Yazdır e-Posta
        Dünyanın hiçbir yerinde soykırım yapılmamış gibi, sadece Hitler’in Yahudilere uyguladığı katliamdan, ve de Türkiye’de Ermenilere uygulanan tehcirden söz ediliyor!

Hiçbir insan, hele hele hiçbir Müslüman, savaş hâli bile olsa, ırkı ve dini ne olursa olsun, bir halkın katliamını hoş/meşru göremez.

Ne var ki olaylara insafla bakmak gerekir! Tarih boyunca yapılan bazı katliamları gizlemek, sadece bazılarından söz etmek, olsa olsa insafsızlık kelimesiyle açıklanabilir.

Haçlı savaşları boyunca, Kuzey Avrupa’dan, Kudüs’e kadar olan güzergâhlarında, Hıristiyan, Yahudi ve Müslümanlara uygulanan soykırımlar neden göz ardı ediliyor?

İspanya’da/Endülüs’te, Engizisyon mahkemelerinin, yâni Katolik din adamlarının oluşturdukları mahkemelerin yüz binlerce Müslüman’ı katliama tabi tutan kararları neden görmezlikten geliniyor? Ya 17. ve 18. yüzyıllarda Çinlilerin Orta Asya’da Müslümanlara uyguladıkları katliam?

Katoliklerin, Protestanlara uyguladıkları katliamlar?

Aynı tarihlerde, yani 16. ve 17. yüzyıllarda Amerikalıların işgal ettikleri topraklarda soykırıma tabi tuttukları 20 milyon Kızılderili’nin dramı?

Rusların Doğu Anadolu’yu işgalleri sırasında, camilere doldurdukları binlerce Müslüman’ı yakarak katleden Ermenilerden kimse söz ediyor mu?

Peki, Müslümanlarda soykırım yok mu?

Elbette var!

Yezid’in Ehl-i Beyt’in kökünü kazıması, Zalim Haccâc’ın Müslümanları vahşice kılıçtan geçirmesi, saltanatlar uğruna yapılan savaşlarda binlerce masum Müslüman’ın hayatından olması, bazı muktedir/müstevli Müslümanların, maiyetlerindeki diğer Müslümanları, bazen mezheb, bazen de ırk bahanesiyle kasıp kavurmaları, ocaklarını söndürmeleri, Moğolların Bağdat’ta âdeta canlı bırakmacasına yaptıkları katliam bunun örneklerindendir!

Yalnız bir hususun altını önemle çizmek isteriz:

Tarihçi olarak iddia ediyoruz ki, hiçbir “Müslüman iktidar”, yâni Allah’ın kendilerine Hz. Muhammed(s.a.s) vasıtasıyla bildirmiş olduğu hükümlerle reayayı idâre edenler, gayrimüslimlere soykırım uygulamamıştır!

Merkezî otoriteden uzak olan bazı idâreciler, günümüzde olduğu gibi, Müslüman, gayrimüslim ayırımı yapmaksızın, reayaya zulüm yapmış olabilirler/yapmışlar, hatta yapmaya devam ediyorlar! Fakat gayrimüslimlere asla “soykırım” uygulanmamıştır.

Medenî” diye tanımlanan günümüzde bile, Amerika’nın, özellikle Müslüman coğrafyada uyguladığı ve uygulamaya devam ettiği soykırımın misli tarihin hiçbir döneminde görülmedi!

Amerika’nın desteğinde Lübnan’ı işgal eden Şaron, Şabra ve Şatilla’da 5000’e yakın Müslüman kadın, erkek, yaşlı, çocuğu katliama tabi tutmadı mı?

8 Mayıs 2005 günkü “Le Monde”un yazdığı gibi, 8 Mayıs 1945'te Cezayir’in, Sétif, Guelma ve Kherata setlerinde, 20 bin Müslümanın işgalci Fransızlar tarafından soykırıma tabi tutulduğunu,  biliyor muydunuz? Neden Fransa, Almanya’nın İsrail’e hâlâ verdiği tazminat gibi, Cezayir’e bir tazminat vermiyor?

Ya Pierre Péan’ın, “Main basse sur Alger”(Plon, Paris, 2004) kitabında yazılan yağmalamaları okusanız, ortalıktaki yaygaranın neden yapıldığını çok daha iyi görürsünüz!

Şayet tarih yargılanacaksa, bu yargılamaya, yok yere kardeşi Hâbil’i katleden Kâbil’le başlamak gerekir!

Kanaatimiz odur ki mesele, soykırımları dile getirmek değil, Müslümanları köşeye sıkıştırmaktır! Müslümanlar da akıllarını başlarına almalı, birlik hâlinde kendilerini savunmalıdırlar.