|
“Soykırım” edebiyatı
Prof.
Dr. İhsan Süreyya Sırma -
13 Mayis 2005
Dünyanın
hiçbir yerinde soykırım yapılmamış gibi, sadece
Hitler’in Yahudilere uyguladığı katliamdan, ve de Türkiye’de
Ermenilere uygulanan tehcirden söz ediliyor!
Hiçbir
insan, hele hele hiçbir Müslüman, savaş hâli bile olsa, ırkı
ve dini ne olursa olsun, bir halkın katliamını hoş/meşru
göremez.
Ne
var ki olaylara insafla bakmak gerekir! Tarih boyunca yapılan bazı
katliamları gizlemek, sadece bazılarından söz etmek, olsa olsa
insafsızlık kelimesiyle açıklanabilir.
Haçlı
savaşları boyunca, Kuzey Avrupa’dan, Kudüs’e kadar olan güzergâhlarında,
Hıristiyan, Yahudi ve Müslümanlara uygulanan soykırımlar neden
göz ardı ediliyor?
İspanya’da/Endülüs’te,
Engizisyon mahkemelerinin, yâni Katolik din adamlarının oluşturdukları
mahkemelerin yüz binlerce Müslüman’ı katliama tabi tutan kararları
neden görmezlikten geliniyor? Ya 17. ve 18. yüzyıllarda Çinlilerin Orta
Asya’da Müslümanlara uyguladıkları katliam?
Katoliklerin,
Protestanlara uyguladıkları katliamlar?
Aynı
tarihlerde, yani 16. ve 17. yüzyıllarda Amerikalıların işgal
ettikleri topraklarda soykırıma tabi tuttukları 20 milyon Kızılderili’nin
dramı?
Rusların
Doğu Anadolu’yu işgalleri sırasında, camilere doldurdukları
binlerce Müslüman’ı yakarak katleden Ermenilerden kimse söz ediyor mu?
Peki,
Müslümanlarda soykırım yok mu?
Elbette
var!
Yezid’in
Ehl-i Beyt’in kökünü kazıması, Zalim Haccâc’ın Müslümanları
vahşice kılıçtan geçirmesi, saltanatlar uğruna yapılan
savaşlarda binlerce masum Müslüman’ın hayatından olması,
bazı muktedir/müstevli Müslümanların, maiyetlerindeki diğer Müslümanları,
bazen mezheb, bazen de ırk bahanesiyle kasıp kavurmaları, ocaklarını
söndürmeleri, Moğolların Bağdat’ta âdeta canlı bırakmacasına
yaptıkları katliam bunun örneklerindendir!
Yalnız
bir hususun altını önemle çizmek isteriz:
Tarihçi
olarak iddia ediyoruz ki, hiçbir “Müslüman iktidar”, yâni Allah’ın
kendilerine Hz. Muhammed(s.a.s) vasıtasıyla bildirmiş olduğu
hükümlerle reayayı idâre edenler, gayrimüslimlere soykırım
uygulamamıştır!
Merkezî
otoriteden uzak olan bazı idâreciler, günümüzde olduğu gibi, Müslüman,
gayrimüslim ayırımı yapmaksızın, reayaya zulüm yapmış
olabilirler/yapmışlar, hatta yapmaya devam ediyorlar! Fakat gayrimüslimlere
asla “soykırım” uygulanmamıştır.
“Medenî”
diye tanımlanan günümüzde bile, Amerika’nın, özellikle Müslüman
coğrafyada uyguladığı ve uygulamaya devam ettiği soykırımın
misli tarihin hiçbir döneminde görülmedi!
Amerika’nın
desteğinde Lübnan’ı işgal eden Şaron, Şabra ve
Şatilla’da 5000’e yakın Müslüman kadın, erkek, yaşlı,
çocuğu katliama tabi tutmadı mı?
8
Mayıs 2005 günkü “Le Monde”un yazdığı gibi, 8 Mayıs 1945'te
Cezayir’in, Sétif, Guelma
ve Kherata setlerinde, 20 bin Müslümanın
işgalci Fransızlar tarafından soykırıma tabi tutulduğunu,
biliyor muydunuz? Neden Fransa, Almanya’nın İsrail’e hâlâ
verdiği tazminat gibi, Cezayir’e bir tazminat vermiyor?
Ya
Pierre Péan’ın, “Main basse sur Alger”(Plon, Paris,
2004) kitabında yazılan yağmalamaları okusanız, ortalıktaki
yaygaranın neden yapıldığını çok daha iyi görürsünüz!
Şayet
tarih yargılanacaksa, bu yargılamaya, yok yere kardeşi Hâbil’i
katleden Kâbil’le başlamak gerekir!
Kanaatimiz
odur ki mesele, soykırımları dile getirmek değil, Müslümanları
köşeye sıkıştırmaktır! Müslümanlar da akıllarını
başlarına almalı, birlik hâlinde kendilerini savunmalıdırlar.
|