|
Hasat mevsimidir bu!
Prof.
Dr. İhsan Süreyya Sırma -
2 Mayis 2005
Bundan
birkaç sene önceydi. 28 Şubatın meşum rüzgârı kasıp
kavuruyordu ortalığı. İmam-Hatiplere, Kur’an kurslarına
büyük darbeler indirildiği gibi, üniversitelerde okuyan başörtülü
kızlar da nasiplerini alıyorlardı bu eğitim depreminden. YÖK
despotizmi, ve yandaşlarının kesif faaliyetleri sonucu, binlerce
üniversiteli kızımıza öğrenim yolu kapanıyordu. Ya
dayatılan bu “Ortaçağ zihniyeti”ne göre başlarını
açacaklar, ya da okuyamayacaklardı.
Yerkürenin
hiçbir yerinde görülmeyen bu zulüm neticesinde, son sınıfa kadar
gelmiş olan binlerce kız öğrenci, öğrenimlerini terk etmek
mecburiyetinde bırakılıyorlardı. Ama yine de öğrenciler,
meşru yollardan haklarını aramaya devam ediyorlardı. Tam da
kararlı tutumlarından dolayı bu tabii haklarını elde
etmeleri beklenirken, bir iki “hoca”nın fetvaları, “hak
arama eylemi”ni sulandırdı, ve bir çok masum kız çocuğu,
bu hoca(!)ların fetvalarına dayanarak başlarını açtılar,
ya da peruk taktılar…
Başlarını
açmayan, fakat Türkiye üniversitelerinde okuma imkânı bulamayan
binlerce öğrenci de, dünyanın değişik üniversitelerinde
okuma yolunu aradılar. Rahmetli Üstad’ın dediği gibi, “öz
yurtlarında garip ve parya” hâline gelmiş olan bu öğrenciler,
kendi ülkelerinde bulamadıkları hürriyeti, diyâr-ı gurbette
aradılar, ve buldular. Onlardan olanlar(!) hürriyetlerini kısıtlıyor,
onlardan olmayanlar(!) da onlara hürriyet bahşediyorlardı. Müslüman
öğrenciler, adı Müslüman olanlardan çekiyordu…
Bu
ne zulüm yâ Rabbi?
Ben
de o sıralarda Viyana’da bulunuyordum ki, bu “mağdureler”in
büyük bir kısmı Viyana üniversitelerine geldiler.
Büyük
gayret içerisinde olan bu çocuklarımız bana geldiklerinde, onlara
şunu söylediğimi hatırlıyorum:
-
Çocuklar öylesine çok çalışın ki, sınıfınızda
birinciler, ikinciler olasınız! Ola ki, sizi buralara gelme
mecburiyetinde bırakanlar, bu durumunuzu görür de utanırlar belki!
Tabii ki onlarda “âr” diye bir şey varsa!
Öğrenciler
dediğimizi yaptılar, ve okullarının en iyileri oldular;
hocalarının takdirini kazandılar!
Şimdiye
kadar 20 kızımız doktor, üç kızımız iktisatçı
ve bir kızımız da siyasal bilimci olarak üniversitelerinden
mezun oldular; katıldığımız mezuniyet törenlerinde göğsümüzü
kabarttılar.
-
Aferin çocuklar, sizi tebrik ediyorum! Sizi anlamayanlar utansın!
Öğrencilerimiz
görevlerini yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.
Şimdi
de görev sırası, T.C. Hükûmeti’nde!
Bakalım
en azından, bu kabiliyetli doktorların, mesleklerini kolayca icra
etmelerine zemin hazırlayacak mı/hazırlayabilecek mi?
Bekliyoruz!
Resimlerin uzerine tiklayarak buyutulmus olarak gorebilirsiniz





|