|
Zararı sonradan görülecek yanlışlardan kaçalım!
Prof.
Dr. İhsan Süreyya Sırma -
18 Nisan 2005
Beşer
olduğumuz için, hepimiz, ama hepimiz hatalar yaparız, yanlışlıklar
yaparız -Allah muhafaza buyursun-, cürümler işleriz.
Yanlışlık
yapanın, yanlışlığı şayet sadece kendisini bağlıyorsa,
yâni başkasına zararı yoksa; o zaman kişi muhayyerdir.
İster o yanlışlıkta devam eder, isterse de vazgeçer. Yok,
yaptığı yanlışlığın kendinden başkalarına
da zararı varsa, işte o zaman kişi, bunu yapıp yapmamakta
muhayyer değildir, sorumludur! Çünkü toplum sorumluluğu, bireyler
sorumluluğu, ve içinde yaşanılan toplum inançlı bir
toplumsa, dinsel sorumluluğu vardır.
Şimdi
de bu kabil yanlışlıklardan sadece bir iki tanesine değinelim:
1)
Geçen gün(17 Nisan 2005), yıllardır okuduğumuz, zaman zaman
makale yazdığımız “Vakit Gazetesi”, Irak’tan
haberler verirken şöyle bir başlık atmış: “Müslümanlar
Şii kasabasını ele geçirdi”.
Vakit
Gazetesinde çalışan kardeşlerimiz, ne zamandan beri Şiileri
“gayrimüslim” kabul etmeye başladılar ki böyle bir başlığı
atabiliyorlar?
Irak
sorununa nasıl baktığımız; Irak’ta Amerika’dan yana
olan hiç kimseyi benimsemediğimiz, ve bu arada, Irak Şiilerinin yanlış
yaptıklarına inandığımız, bizi tanıyan zevatça
malumdur. Ama benim Sünni olmam, Şiileri benimsememem; bana onların,
Müslüman oldukları hâlde, Müslüman olmadıklarını söyleme
hakkını vermez!
Umarım
ki Vakit’in yaptığı, bir tercüme hatasıdır!
Ama
ne olursa olsun, Vakit’te çalışan kardeşlerimiz bu hatayı
derhal düzeltmeleri, Şii kardeşlerimizden özür dilemeleri gerekir!
*
* *
2)
Medyadan öğrendiğimize göre Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan
Bey 1-2 Mayıs 2005 tarihlerinde İsrail’e gidecek ve on binlerce Müslümanın
(sadece Şabra ve Şatilla’da 5000) katili olan Şaron’la
el sıkışacak! Böylece, geçtiğimiz aylarda İsrail’in
Filistin’deki vahşetini (haklı olarak) dile getirmiş olan Sayın
Başbakan, “gönlü kırılmış olan İsrail”in
gönlünü almış olacak. Keza medyadan takip ettiğimize göre, bu
“gönül alma”yı temin etmek için de İsrail’e 200 milyon
Dolarlık bir ihâle verilecek!
Sevgili
Tayyip Bey, bu “gönül alma ziyaretleri”nin sonu gelmez! Çünkü
İsrail, Filistinlilere karşı yürüttüğü zulüm terörünü,
her gün dozunu biraz daha artırarak sürdürüyor/sürdürecek! Ve haklı
olarak siz, yine o zulümleri kınayacaksınız. Ve sil baştan…
Biliniz
ki Sayın Başbakan, o hep “halkım” diye hitap ettiğiniz
insanlar yapmayı düşündüğünüz bu ziyaretten rahatsız.
Hiç mi onları kâle almıyorsunuz? Tarihte böyle hataların yapıldığını,
tamirinin mümkün olmadığını sız çok iyi bilirsiniz/bilmelisiniz.
İçinizden,
-tıpkı sizden öncekilerin yaptıkları gibi-, “Hoca! Bu işler
bildiğin gibi değil” bahanesini mırıldanacağınızı
biliyorum tabi. Ne var ki Allah, meşru olmayan hiçbir bahanemizi kabul
etmez, yaptıklarımızın hesabını sorar!
İsrail
ya da Amerika’ya vereceğimiz hesaptan önce, Allah’a vereceğimiz
hesabı düşünsek olmaz mı?
Allah
sizi ve bizi yanlışlardan korusun, âmin…
|