|
Türkiye
ne yapıp yapıp bu oyuna gelmemeli
Prof.
Dr. İhsan Süreyya Sırma -
1 Nisan 2005
Irak’ta
batağa batan, ve durumu bir türlü düzeltemeyen; öldürülen askerlerine
her gün yenileri katılan Amerikan yönetimi, kendi ülkesinde kaybolmuş
olan itibârını düzeltmek için, yeni maceralara atılıyor.
Fakat bu seferki macera alanı, Orta Doğu değil, Kafkaslar ve
“Türki Cumhuriyetler”
denen coğrafya.
İşe
Afganistan’ı işgalle başlamış olan Bush yönetimi, geçtiğimiz
günlerde, Kırgızistan’da farklı bir yöntem kullanarak,
kendisine dirsek çeviren yönetimi, bildik yöntemlerini devreye sokarak alaşağı
etti. Ve bütün dünya medyasının yazdığı gibi, sırada
beyaz Rusya, Azerbaycan ve özellikle İran gibi diğer ülkeler var!
Öyle
anlaşılıyor ki Amerika, söz konusu devletleri işgal ederek
hem Çin’in önüne bir set çekmek, hem de komşularıyla, özellikle
de nükleer tesisler kuran İran’la dostane bir diyaloga geçen Rusya’yı
engellemek istiyor. Ve bu düşüncenin altında, “Amerikan Dünya
İmparatorluğu”, ya da “Baba Bush’un” deyimiyle “Yenidünya
düzeni” yatıyor.
Ne
var ki, durumun vahâmetini anlayan, ve Kırgızistan gibi oyuna gelmek
istemeyen “hedef ülkeler”, kolay kolay boyun eğmeyeceğe
benziyor. Bunun böyle olduğunu fark eden Amerikalılar, muhtemelen bu
emellerini gerçekleştirmek için “zor” kullanacaklar. Fakat bu
“zor”u kullanmak, Kırgızistan’da olduğu gibi pek de
kolay olmayacak. Çünkü Amerika kendisine karşı oluşan “direniş
olgusu”nun pekâlâ farkındadır.
İşte
bu bağlamda, muhtemelen ABD, Türkiye’yi işin içine çekecek, ve
onu ikna için diyecektir ki:
-
Ey müttefikim! Sen “tezkere”nle, Irak’ta benim işimi zorlaştırdın!
Zira Rumsfeld’in ifâde ettiği gibi, biz Kuzey’den Irak’a girmiş/girebilmiş
olsaydık, durum bugünkünden farklı olacaktı! Şimdi sizden,
bu “tezkere”ye bedel olarak, Kafkaslarda yardım istiyoruz! Böylece
soğumuş olan ilişkilerimiz, tekrar eski hâline gelir.
Nitekim
Amerika’nın bu arzusunun alt yapısı, dillenmeye başladı
bile. Daha önce Kuzey Irak’taki durumdan dolayı Türkiye’yi kıyasıya
eleştiren Rumsfeld, bir yerlerden aldığı “çark et!”
emriyle, Türkiye’yi razı etmek/kandırmak için hemen ağız
değiştirdi; Türkiye ile bir sorun olmadığını açıkladı.
İşte
bu kritik bağlamda Ak Parti Hükûmeti, çok dikkatli davranmalı,
bedeli ağır olsa da şahsiyetli bir siyaset sergileyerek
Amerika’nın çıkarları uğruna, bu tehlikeli oyuna
gelmemeli! Çünkü Bush’un ihtiraslarının sonu gelmez, ve onun
ihtiraslarına âlet olmak Türkiye’ye bir şey kazandırmaz.
Belki çok şey kaybettirir! Sonradan dizimize vurmayalım!
Pragmatizm
felsefesinde yalan söylemek caiz olduğundan, dikkatli olmalıyız!
|