|
NESİ
TAKVİMİ
Bu
konuyu bitirmeden evvel, İslam öncesi devreye ait
bir uygulama olan «Nesi»den bahsetmek istiyorum. «Nesi»,
takvimde ayarlama, yani şemsi ayları kameri
aylara uygun düşürmek demektir. Bilindiği
gibi Kameri yılda 354 gün vardır, halbuki,
şemsi yılda günlerin sayısı 365
dir. Netice olarak, kameri seneye göre Hacc yapıldığında
Hacc mevsimi her sene, bir önceki seneden onbir gün
evvel olurdu. Böylece baharda başlayan hac mevsimi,
ilerleye ilerleye yaza, sonbahara, yani bütün
mevsimlere tesadüf edebilirdi. Fakat Mekkeliler, haccın
her zaman aynı mevsime, yani bahara tesadüf
etmesini istemişler ve bunun için de «Nesi» usulüne
başvurmuşlardır. İki takvim yılı
arasında on bir günlük fark olduğunu
belirtmiştik. Bu nedenle Mekkeliler her üç
seneden sonra, seneye bir on üçüncü ay ilave
ediyorlardı. Buna rağmen üç günlük bir
fark kalıyordu. (11x3=33,33-30=3) ve on seneden
sonra bu üç günlük fark bir ay oluyordu (10x3=30).
Bundan dolayı seneye bir ay daha ilave gerekirken,
onlar iki ay ilave ediyorlardı.
İşte
bu uygulama da Kabe'nin önünde cereyan ediyordu. Ve
takvim bakanı, -buna «Nasi» deniyordu- Kabe'nin
kapısında, yardımcısı da «Hatim»de
duruyordu. Nasi şöyle bağırıyordu:
«Ben, hiç bir zaman sözüne tecavüz edilmeyen değil
miyim?» Yardımcısı da onun sözünü
tekrar ediyordu. Orada bulunanlar da «Senin sözüne hiç
bir zaman tecavüz olunmayacak, onu kabul ediyoruz»
diyorlardı. Bundan sonra «Nasi» şöyle bağırıyordu:
«Önümüzdeki sene, «Nesi» hadisesi olacak ve
Muharrem ayı Zilhicce'den hemen sonra değil
bir ay sonra gelecektir».
|
|