|
Hâlnâme
IX
Söz ve zaman
Kutsal yarattı Allah, vakit denen nesneyi,
Müslüman adam olmaz, bunu anlamayınca.
Her saat elmas gibi, değerli mi değerli,
Gafletten uyanmayız, saate uymayınca.
Dakikalar altındır, kaybedilmeye gelmez,
Yokuşlar düze çıkmaz, zamana uymayınca.
Randevu söz gibidir, asla ihmâle gelmez,
Dost samimi olamaz, sözünde durmayınca.
“Vakit nakittir!” demiş, bizim büyüklerimiz,
Ne olacak hâlimiz, büyüğe uymayınca?
Mümin, inanan insan, hem de inanılandır,
Mümin mümin olur mu, vadinde durmayınca?
Bu gafil Müslümanlar, daha çok çekecekler,
“Sözünüz borçtur!” diyen Nebî’ye uymayınca.
Sözünde durmayanla, çıkmayın asla yola,
Sizi yolda bırakır, vefâkâr olmayınca.
Peygamber tanımlamış, sözünde durmayanı,
Ona “münâfık” demiş, söze aldırmayınca.
Lâubâli hâlimiz, hep böyle mi sürecek?
Daha beter oluruz, söze lakayt kalınca!
|
|