|
Hâlnâme
IV
Güller
gülmez, bülbül ötmez, hâneye bir yas geldi;
Kitap
mahkum, dili suskun, gönüllere pas geldi.
Hayâ
gitti, iffet bitti, hayâsız bir hayat geldi;
Meryem
gitti yadlardan, fuhuş can bulup geldi.
Ne
kitap var, ne okur, cehalet hükme geldi;
Kütüphâneler
hep boş, kitaba ayıp geldi.
Siyaset
amaç şimdi, davaya tufan geldi;
Bu
siyaset uğruna, şahsiyete ta’n
geldi.
Gitmişken
kör masonluk, süslenip geri geldi;
Rotaryen’de
Mücâhid, şahlanıp aşka geldi.
Dinsiz
ile Masona yaranma günü geldi;
Din
ise, imân ile, bir garip olup geldi.
Rozet
taktı Mücâhid, seveni küsüp geldi;
Sevenine
Mücâhid, Mason kazıkla geldi.
Rotori,
Bilderberg’ler, meşru zemine geldi;
Bir
meşruiyet ki amân, Şeriat küse geldi.
Seveni
ümitliydi, sanki iktidar geldi;
Bir
iktidar ki heyhat, taviz olarak geldi.
Cihâd
fikri kayboldu, liberal çıkageldi;
Mebus
olayım diye, tevil u taviz geldi.
Ne
zalim susturuldu, ne de hak geliverdi;
Zalim
zulmünde hâlâ, mazluma gına geldi.
Herkes
yalan söylüyor, doğru’ya yasak geldi;
Sadakat
bir masalmış, çıkarlar
öne geldi;
Ağladı
satırlarım, “Coni” yüz bulup geldi;
Mehmet
gariptir artık, ona “Hamburger” geldi.
Bunların
hepsi aynı, yâdıma yeni geldi;
Mazlumlar
unutuldu, yeşil Dolarlar geldi.
25 Mayıs 2003
|