|
Hâlnâme XXXII
İster
miydin?
Her
kamçı darbesiyle
Alevli
çemberleri yarıp geçen,
Beleyen
çocuk gibi,
Tatlı
şekeri uzatan Palyaçonun
Eline
bakan,
Altın
yeleli
Yiğit
pençeli
Oyuncak
Bir
aslan olmaktansa,
Dağların
zirvesinde pusulanmış avcıyla boğuşan,
Bir
yudum hürriyet uğruna
Can
pazarlayan
Yaralı
bir ceylan gerillası
Olmayı
İster
miydin?
Ülkeleri
zapteden
Milyonları
katleden
Kan
içmeye doymayan bir devletin
Başkanıysa,
Hür
yaşama uğruna,
Duvar
uygarlığından
Kaçıp
kaçıp bağıran,
Kıl
çadıra sığınan,
Kedisiyle,
köpeğiyle,
Bir
iki tavuğuyla
Basitçe
bir hayata can atan
Fakiiir
Ama
soylu
Bir
Apaçi
Olmayı
İster
miydin?
Binler
ve binler zâdegân
Emrine
olup bendegân
Zulmüne
müfti hacegân
Kâşâne-i
bîemsâlde
Zulm
ile hükümfermâ
Tahtını
koruma uğruna
Sayısız
kelle vuran
Bir
“lâ yus’el”
Hükümdârsa,
Zulme
bayrak kaldıran
Fatma’nın
Hüseyin’i
Olmayı
İster
miydin?
|
|
|
Ya Rabbi, bize daima hakkı göster ve
hakk için, hakkı söylemeyi bize nasip et. Bizi, -şekli
ne olursa olsun- her türlü menfaat karşılığında,
inancından, düşüncesinden, şahsiyetinden taviz veren
güruhtan eyleme !
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma
|