|
Hâlnâme XXXI
Özledim

Herkes
bir Kâbil olmuş, zulmün bataklığında
Hak
uğruna can veren, Hâbil’ler’i özledim
Dünya
putlarla doldu, ulûhiyet kayboldu
Bu
çirkef şirk içinde, İbrahim’i özledim
Zulüm
dünyayı sardı, her tarafta bir Câlût
Câlût’lara
son veren, Dâvûd’ları özledim.
Yönümüzü
şaşırdık, ele yalvarır olduk
Süleyman’a
yol veren, Hüdhüd’leri özledim
Yaşanmıyor
dünyanın, bu rahmet kıtlığında
Rahmeti
unutulan, Muhammed’i özledim
Bir
sömürü düzeni, kuruldu dünyamızda
Âdil
Ömer Fârûk’un, kamçısını özledim
“Hilâfet”
kaldırıldı, “Saltanat” oturtuldu
Saltanata
“yok!” diyen, Hüseyin’i özledim
Keyifte
Müslümanlar, tebliği unuttular
Endülüs
sahilinde, Tarîfe’yi özledim
Kudüs
kurtulmuş idi, Haçlıların zulmünden
Siyonist
durduracak, Selahattin özledim.
Müslümanlar
perişan, irfân öksüzü oldu
Onlara
yön verecek, Bennabî’yi özledim
Amerika
doymuyor, insan kanı içmeye
Zulmüne
isyan eden, “Apaçi”yi özledim
Emperyalist
deyince, İngiliz akla gelir
Onlara
karşı duran, Jeanne d’Arc’ları özledim.
Köle
oldu Efendi, benliğinden soyuldu
Efendilere
Emîr, Köle Zeyd’i özledim
Nâmert
bir savaş sardı Müslüman’ın yurdunu
Uçağa
sapan atan, çocukları özledim
Ahlâksızlık
zirvede, hayâ ise yok oldu
İffetin
bânileri Meryem’leri özledim
İmânda
taviz vermek maharet oldu şimdi
İmân
için doğranan Sihirbazı özledim
Dünyam
darmadağınık ne ak belli ne kara
“Sûr”
sesleri geliyor, ben vuslatı özledim
(Bu
dizeler, Müslümanlar Brüksel’de, Avrupalılara, “Ne olursunuz bizi
kendinizden kabul buyurun” şeklinde yalvarırlarken yazıldı,
Viyana
17 Aralık 2004)
|