|
Hâlnâme XI
Hürriyet
Menekşeler koklaşıp,
Sümbüller süslenirken.
Keklikler yuva yapıp,
Bülbüller ötüşürken.
Pervari baharında kendimi,
Senin ile tanıdım.
*
Okul çantamla,
Siyah önlüğüm
Beyaz yakamla.
Bana çok uzun gelen
İlk mektebin yolunda,
Okumaya, yazmaya,
Senin ile başladım.
*
Kilis Hanı’nın,
İslenmiş ocağının,
Asırlardır tüten meşe kokulu dumanında,
Boğulmayasın diye,
Ciğerlerimin en temiz oksijen zerrelerini,
Bronşlarına üfledim…
*
Ne de acımasızdı o pireler?
Kana doymayan keneler…
Uyuklayan katırlar ezmesin,
Serseri bir akrep seni sokmasın diye,
Tosbağa kılığında,
Sana büründüm…
*
Hep ak oldu geceler…
İmru’l-Kays’ın ateşi yoktu ki
Isınaydım…
Fecri olmayan gece, buna diyorlar işte…
Sabaha dek,
Uyumayayım, uyanmayasın diye
Ellerimi ısırdım…
*
Handakiler uyurken,
Rüyaların renkli,
Kâbuslardan arınmış olsun diye,
Sessiz ve serserice
Temâ’sı sen olan
Mırıldanmalar sıraladım.
*
Botan Vadi’sinde,
Beri Kundo,
Dery-i Tillo’da,
Yürümeyesin, yorulmayasın ve ölmeyesin diye
Binek oldum
Benliğini sırtladım.
*
Siirt yamaçlarında,
“Mehelletras”ın,
O dar “zabokları”nda,
Lisenin arkasında,
Çarşı Cami yolunda
Yediğim dayaklara,
Senin için katlandım…
*
Seni beslemek için,
Ne İlâhiyatlar,
Sorbon’lar,
Zeytune’ler,
Ezher’ler gezip durdum…
*
Yedi düvelin arşiv tozları,
Arkadaş oldu bana…
Vesikaların en bakiresinde,
Haberlerini,
Kokunu,
Esrarını aradım…
*
Süslemek için seni,
Mesken edindim “Özege” raflarını…
Kardelenleri, seni muştuluyordu
Palandöken’in…
Her mevsim dönümünde bahara,
Senin ile tırmandım…
*
Nil kenarında caka satan
Ördeklerle,
Beste yapan sakalar,
Zikreden kumrularla,
Şapsut Dağları’nın
Dibinde mahpus
Ve me’yus tarih ile
Seni aradım...
*
Elhamra’nın,
Hamrasında nakışlanan,
“Aslanlı Havuz’unda,
Billur suyla yıkanan,
İşrete şahit olan bülbülle,
Pâk olasın diye
Fıskiyede yıkadım…
*
Kefen ihramlarıyla günâhlarını silken,
Kâbe’nin gölgesinde,
Rab’den rahmet dileyen
Kullara karışınca,
Allah için tavafa,
Sen yanımda başladım…
*
Nezarethânelerin
O idrar kokusuna,
Senle katlanabildim.
Harakol’un,
Karanlık inlerinde donmayasın diye
Yorgan olup sarıldım.
*
Kalenberg etekleri
Karlara bürünken,
U-Bahn vagonlarında
Duraklar sayılırken,
Her kapı açılışta
Ellerine sarıldım…
*
Seninle yol yürüdüm,
Aşkın ile büyüdüm.
Rüzgârlarda savruldum,
Hayalinle avundum.
Senin ile başladım
Senin ile yaşlandım.
Ve nihâyet adını
“Hürriyet” diye yazdım.
|
|