|
Zizim’in Kulesi ya da Cem Sultan’ın zindanına
seyahat-I
Prof.
Dr. İhsan Süreyya Sırma -
1 Mayıs 2007
“Kutlu
Doğum” vesilesiyle Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yaptığım
seyatlardan birini daha gerçekleştirmek için, Fransa’nın Lyon ve
Clérmont-Ferrand şehrine davet edildim. Lyon’da kısa bir ikametten
sonra esas davet edildiğim Clérmont’a gittim. Orada beni bekleyen arkadaşlarla
Clérmont’un o güzel camisinde namaz kıldıktan sonra, geceyi geçireceğim
arkadaşın evine götürüldüm.
Clérmont-Ferrand,
Müslümanların tarihi açısından oldukça önemli bir şehirdir.
Bu önem iki özellikten kaynaklanıyor:
Müslümanlardan kalan duvar
|
1)
Bir zamanlar, Müslümanların Endülüs’te, yani İspanya’da
hâkim oldukları yıllarda, zaman zaman Fransa’nın güneyine
de akınlar yaptıklarını; Tours, Clérmont-Ferrand
şehirlerine kadar çıktıklarını düşündüm.
Hatta Clérmont’da yaptığımız araştırmalar
neticesinde, Müslümanlardan kalma bir duvarın hâlâ ayakta olduğunu
tesbit ettik. Bizi gezdiren Muhsin’le beraber, daha önceki yıllarda
bulduğum duvara bir daha gittik ve resimde görüldüğü gibi,
fotoğrafını çektik. Aradan bin yıldan fazla bir zaman
geçmiş olmasına rağmen hâlâ güzelliğini bir
mahalle arasında sürdüren masum duvara bakınca; ister istemez,
tarihî düşüncelere dalıp, bir zamanlar buranın hâkimleri
olan Müslümanların, nasıl olup de şimdilerde,
Fransız işçileri olduklarını düşünmeden
kendimi alamadım.
|
2)
Haçlı seferleri ilk defa burada, yani Clérmont-Ferrand’ta Papa
II. Urbain tarafından ilan edildiğinden, burası bizim tarihimiz açısından
önemlidir.
İnsanlık
tarihinde yüz binlerce insanın ölümüne sebebiyet veren bu hareketin ilk
müteşebbisi Papa'ydı. Zira XI. yüzyılda Hıristiyanlık
büyük bir değişim geçirdi; ve Papa, İmparator'un egemenliğinden
çıkarak, bütün Hıristiyanların lideri olduğunu ilân etti[1].
Bu "siyasi" güçten sonra, Papa Hıristiyan dünyasına dağılmış
şövalyelere çağrıda bulunarak, onları kendi etrafında
topladı; ve ateşli konuşmalar yaparak, Hıristiyanları
galeyana getirdi; ardından da Müslümanlara karşı Haçlı
savaşlarını başlattı. Zaten Papalık, İspanya’da
da Müslümanlara karşı başlatılan “Reconquista”nın
baş mimarıydı. Nitekim devrin Papa’sı Urbain II, bu düşüncesini,
27 Kasım 1095’te Clermont-Ferrand’daki Konsil’de dile getirmişti[2].
Müslümanlardan kalan duvarı
gösteren levha. "Mur des Sarrasins", "Arapların duvarı"
demektir
|
O zamana kadar gerek İspanya’da, gerekse
Sicilya’da Müslümanlara karşı yapılan Hıristiyan
seferleri, siyasi ve milli çıkarlar gözetilerek yapılıyordu. Haçlı
Seferlerini başlatan Papa II. Urbain ise, tamamen bir din savaşı
başlatıyor; ve bu savaşa, mezhepleri ne olursa olsun, bütün Hıristiyanları
çağırıyordu[3].
Üstelik tarihî hiçbir gerçekliği olmayan iftiralar uydurarak, “Müslümanların
kiliseleri yıktıklarını, Hıristiyanları koyunlar
gibi boğazladıkları”nı[4]
söyleyerek saf Hıristiyanları yanlış bilgilendirerek, savaşa
teşvik ediyordu. |
Oysaki tarih, Müslümanların Hıristiyan, ya da
başka bir kavmi katliama tabi tuttuklarına dair hiçbir bilgi
vermemektedir. Çünkü böyle bir katliama İslâm müsaade etmiyor. Önce
dinî, daha sonra ideolojik olan Haçlı düşüncesi, son veçhesiyle sömürgeciliğe
dönüşmüştür[5].
Nitekim sefere katılacak olan Haçlı askerine, yağmalama, gasp,
cinayet vs. her şey serbestti[6].
Haçlı
savaşlarını, İsa'nın türbesi diye inandıkları
Saint-Sépulcre'in bulunduğu Kudüs'ü, Müslümanlardan temizlemek için
başlattıklarını ilân eden Hıristiyanlar, o tarihten
itibaren Kudüs'e her gidişlerinde, üzerinde "haç" simgesi
bulunan bir kırmızı bezi göğüslerine, dönüşlerinde
de sırtlarına takarlardı. Ve bu hareketlerinden dolayı da
onlara "Haçlılar" denildi. Haçlı bezi üzerine
takan kimse, Saint-Sépulcre'i görmeden, geri dönmeyeceğine dair söz
veriyordu. Kilise ise, Müslümanlarla savaşmak üzere Kudüs'e giden her
"Haçlı"ya, "bütün günâhlarının
affedildiğine dair garanti veriyordu[7].
Papa'nın bu kararından sonra "Haçlı ordusu"nu
toplamak üzere yüzlerce papaz görevlendirilip, Avrupa'nın çeşitli
bölgelerine gönderildi. Kudüs'ü Müslümanlardan alma karşılığında
kendilerine cennet vadedilen binlerce Hıristiyan toplatılıp,
Kilise'nin imkânlarıyla silâhlarla donatıldı.
İşte
şimdi, Clérmont-Ferrand’ta, Kilisenin büyük meydanında Papa II.
Urbain’in heykelinin önünde bunları düşündüm…

Clermont-Ferrand
kilisesi ve Papa II. Urbain'in heykeli
|
|